« Önceki |

12/12/2007

Ya Ümitlerde Biterse

 

Ac,ı insanı dünyevi duygulardan uzaklaştırır,Allah'a yaklaştırırmış.
Doğruymuş meğer.
Acizim.
Hiç birşey beni tatmin etmiyor.
Ruhumun meta ile değilde mana ile doyuma ulaşacagını biliyorum.
Ama yapamıyorum.
İstediğim ve beklediğim her şey gerçekleşse bile...
Yinede tatmin olmayan,daha daha diye direten nefsim var.
Kanaatı unutmuş bir nefsim.
Acizim.
Hayatımın her adımında,kalbimin her atışında  yaşlanıyorum sanki.
Sonsuzluk denizinde yelken alıyorum.
Uçsuz bucaksız bitmeyecek gibi.
Oysa kıyı görünüyor...
Bu deniz öyle sıradan,öyle basit ve öyle tekdüze ki...
Sabır, sıkıntılarla beraber var oluyormuş.
O bahşedilmezmiş insana ey nefsim!
sonradan öğreniliyormuş.

15/11/2007

Dua

 

Niyazıma da Rahman ve Rahîm Rabbim’in ism-i celîliyle başlıyor ve O’nun inayetine sığınıyorum.

İlâhî, işlediğim hatalar ve günahlar ruhuma zillet urbası giydirdiler. Bir de Sen’den cüdâ düşünce kendimi bütün bütün meskenet libasının içinde buldum ve hadd ü hesaba gelmez, kocaman kocaman kabahatlerim hep kalbimi kararttılar.

 

Bahtına düştüm, ey biricik Matlûb’um, Maksûd’um, Mahbûb’um; ne olur, tevbemi kabul, kalbimi de ihya buyur! Andolsun ki, günahlarımı affedebilecek, yaralarımı sarıp tedavi edebilecek Sen’den başka hiçbir kimse bilmiyorum.

 

İşte yüce dergahına geldim; boyun büküyor, huzurunda kemerbeste-i ubûdiyet içinde elpençe divan duruyor, affına iltica ediyorum.

Eğer beni kapından uzaklaştırırsan, ben gidip hangi kapıya sığınabilirim?! Şayet huzurundan kovacak olursan ben kimden sığınma talep edebilirim?!

Vah bana vah! Ne kadar utanılacak bir durumdayım.

Yazıklar olsun bana, günahlara ne kadar dalmış,

Rabbimin istemediği yerlerde ne kadar da çok dolaşmışım!

 

Ey en büyük günahları bile bağışlayan ve en büyük kusurları, eksikleri bile sarıp sarmalayan Rab!

Sen’den, en kahredici günahlarımı bile bağışlayıp yok saymanı, yüzümün karası suçlarımı örtmeni, kıyamet gününde affının ve gufranının serinliğinden ve bağışlayıcılığının güzelliğinden mahrum etmemeni diliyorum.

 

Ya Rabbî ve ya İlâhî! Günahlarımı rahmet bulutlarınla ört; ayıplarımın üzerine de merhamet ve şefkat bulutlarını gönder!

İlâhî! Sahibinden kaçan bir köle döndüğü zaman sahibinden başka kime iltica edebilir ve yine sahibinin gazabından onu başka kim koruyabilir?!

 

Rabbim! Günahlara tevbe etmenin karşılığı gönülde(n) duyulan nedametse şayet, Sana yemin ederim, yapıp ettiklerimden bin kere, yüz bin kere pişmanım. İstiğfarda bulunup Sen’den bağışlanma dile(n)mek hataların defterden silinmesine bir yolsa şayet, ben yürekten istiğfarda bulunuyor, bu nâçar kulunu da yarlığayacağını ümid ediyorum. Evet, ümidim budur ve hoşnutluğunla gönlüme sürûr salacağın âna kadar da bu kapıyı asla terketmeyeceğim.

 

Allah’ım! Kudretin hakkı için tevbemi kabul buyur.

Sen Hâlîm’sin, affetmeyi seversin; beni de affet. Aczıma, zaafıma, çaresizliğime nigehbânsın; halime merhamet et!

 

Allah’ım! Kullarına afv u mağfiret kapılarını açan Sen’sin.

Onu tevbe diye isimlendiren ve

"Ey mü’min kullarım! Samimi bir tevbe ile Rabbiniz’e teveccüh edin!" diye emir veren ve davette bulunan da yine Sen’sin. Sen kapıları bu kadar açtıktan sonra, o kapıyı kullanıp dergahına iltica etmeyen gafillerin daha hiçbir mazereti olamaz.

 

Rabbim! Günahın çok çirkin olduğu ve Senin lûtuflarını idrak etmiş kapı kullarına, yaraşıp yakışmadığı muhakkak; fakat, affın, Sana çok yakıştığı da apaçık bir hakikat.

 

Rabbim! İsyan vadilerine yuvarlanıp sonra da yaptığı âsîliklerden dolayı tevbe kapısının tokmağına dokunan, sayılamayacak kadar hatasına, kusuruna ve günahlarına rağmen Sen’in rahmet, şefkat ve merhamet esintilerini hırz-ı cân ile bekleyen ve Sen’in, bütün bu recâ ve beklentilere lütf u keremle mukabelede bulunduğun ilk kişi ben değilim.

 

Ey ızdırar içerisinde hafakanlar yaşayan muzdarr kullarının niyazlarına icabet buyuran.. ey zararları kaldırıp telâfi eden.. ey iyilikleri karşılıksız ve en büyük olan.

Ey gizli gizli cereyan eden işlere de nigehbân olan Yüceler Yücesi

 

Allah’ım! Huzuruna sermayesiz geldim; nâçâr, Senin cömertliğine ve keremine sığınıyor, rahmet denizlerinden ben de hissedar olmak istiyorum. Dualarıma icabet buyur ve beni ümitlerimde, dileklerimde haybet ve hüsrana uğratma.. tevbe ile teveccühümü karşılıksız bırakma!

 

Ey merhametlilerin en merhametlisi Mevlâm!

Bu bendene de lütf u ihsanla muamelede bulunup hata ve günahlarını affet, ne olur!..

 

Amin...

 

 

*Bu dua el-Kulûbü'd-Dâria'nın 627-628. sayfalarında yer almaktadır.

 

 

 

 

 

15/11/2007

Eylül Esintisi

 

Yine eylül esti tenimde
sarısı yüzümde
damlayan gözümde...

Bakarsın kalmaz bile sancısı, demiştim.
Bir varmış bir yokmuş oluruz
Bak, kaldı mı sızısı?

Yüreğimizi dağladı demir halka
Bak bomboş özgür ellerimiz
Kalmadı değil mi izi?

 

Neresinden baksan acımasız haklılıktı
Vahşi zavallılık
İlkel bağlılık
Kalmadı değil mi manası?

En mutlusunu da seçsen anlardan
Giden geri gelmeyecek
Kalmadı değil mi anısı?

Hüzün sarısı,
Veda şarkısı şimdi eylül
Yıkılmadı dağ
Çatlamadı toprak
Yarılmadı deniz
Dünya aynı dünya...
Eylül de geçer sessiz,
Ömür de geçiyor sensiz...
Bak bitti bile.
Acımadı değil mi?

 

Nurdan Ünsal

11/9/2007

Yine akşam oldu

Yüreğim acıyor.

İçim acıyor...

Olgunlaşıyorum sanki yıldan yıla.

Yıldan yıla sevgilerimde büyüyor.

İçimin acıması bundan mı acaba?

Yanaklarımdan inen damlaların sıcaklığını hissediyorum.

Gücümü yitiriyorum.

Duygusallığıma yenik düşüyorum.

Örselenmiş duygular sele dönüşürmüş meğer.

Ağlamaktan korkma derdi babam.

Ağlıyorum...

İnsan yeri geldi mi ağlamasını bilmeli.

Kendime katı davranıyorum yine.

Daha sert daha katı davrandıkça...

Bir yaprak gibi savrulmuyorum oradan oraya.

Daha bilinçli yaşamaya çalışıyorum.

 

Ama heyhat...

İşte yine bir gülüm daha soldu.

Beklenen akşam oldu.

 

Yenikervan

9/9/2007

Kapıyı Çalın

 

Sıkıntılı ve buhranlı anlarımız olur herbirimizin.

Aradabir...

Bittiğimizi tükendiğimizi hissederiz.

Acizlik ve zayıflık içerisine düşeriz kimi kez.

Kışa girmişisizdir belkide mevsimlerden.

Üşürüz...

Sıcacık bir şeyler ararız.

Yüreğimizi ısıtacak.

Hatasız bir hayat mümkün mü?

Kırılan testiye,dökülen süte ağlamanın faydası olur mu?

Bundan sonra dikkat etmek önemli değil mi?

Evet,belki buğün güneş batmış olabilir...

Buna ağlamanın faydası var mı?

Sabah yeniden güneş doğduğunda,

ne yapacağına karar ver şimdi.

 

"Duanız olmazsa Rabbim size ne ehemmiyet versin."

(furkan suresi,77.ayet)

 

Ruhunu ezen yüklerden kurtul dua sayesinde.

Çaren tükendiğinde,umudun kalmadığında...

İlahi Rahmet eli ulaşacaktır bize.

Dileyin, size verilir.

Arayın,bulacaksınız.

Kapıyı çalın,size kapı açılacaktır.